Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
09/09/10, 04:10
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Özhan Eren Forum
|-+  Özhan Eren
| |-+  Özhan Eren'den Mektup Var!
| | |-+  Özhan Eren'den Mektup Var! (01.05.2007)
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Yazan Konu: Özhan Eren'den Mektup Var! (01.05.2007)  (Okunma Sayısı 975 defa)
Özhan Eren
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10



Özhan Eren'den Mektup Var! (01.05.2007)
« : 01/05/07, 16:29 »

Merhaba,

Bizlere düşen görev, bölücü değil birleştirici ve Türk gençliğine örnek olabilmektir...
  
Bu sözler bana değil, forum üyesi arkadaşlarımızdan Ayla'ya ait. Doğrusu, o bu sözleri sanatçılarımız için söylemiş ama, ben hepimiz için geçerli olduğunu düşünüyorum.
  
Çoğunuzun da bildiği gibi özellikle son yıllarımı tarihimizin bir dönemini, neticeleri itibarı ile bizleri çok derinden üzerken bünyesinde barındırdığı kahramanlıklar itibariyle de hepimizi gururlandırmış olan Sarıkamış Harbi'mizi ve bizi o harbe sürükleyen koşullarımızı öğrenmeye çalışarak geçiriyorum. Bu konu hakkında öğrendiklerimi çocuklarımıza derli toplu bir "hatıra notu" olarak iletmek niyetiyle kaleme aldığım "Sarıkamış'a Giden Yol" adlı kitabımın isminden de anlaşılacağı üzere, Sarıkamış Harbi'ne nasıl sürüklendiğimiz, en az harp kadar üzerinde durulması bir konudur. İlgili bütün uzmanların da dile getirdiği gibi gerek '93 Harbi, gerek Balkan Harbi ve gerekse Sarıkamış Harbi, "bir ve beraber" olamadığımız dönemlerin ibret alınması gereken olaylarının neticesidir. Gerek harp meydanlarındaki şehitlerimiz ve gazilerimiz, gerekse evlerinde onların yolunu gözleyen kadınlarımız, çocuklarımız ve yaşlılarımız ve tabii ki memleketimiz, "bir ve beraber" olmayı başaramadığımızın ağır bedelini ödemişlerdir.
 
Neredeyse bir asırlık gibi görünse de, İstanbul'da 18. yüzyılın sonlarında görev yapan bir diplomatın ülkesine geçtiği raporda yer alan "Türklerden bir başarı beklemeyiniz, onlar organize olma becerilerini kaybetmişlerdir" kanaati, "muhabbetsizliğimizin" sanılandan daha da eskilere dayandığının küçük bir isbatı olsa gerek. Ya da Balkan Harbi günlerindeki "bölünmüş" manzaramızı gören genç Fransız diplomatın "Türkler harbe zaten mağlup başlıyorlar" kanaati, yakın tarihimizdeki bir başka "sevgisizliğimizin" delili değil midir? Sonu hüsranla biten harpleri de göz önüne aldığımızda, bu tarz "bölünmüşlük örneklerimizi" artırmak mümkün. Diğer yandan Çatalca Direnişimizi, Çanakkale Kahramanlığımızı ya da Kurtuluş Destanımızı gözümüzün önüne getirdiğimizde ise, "bir ve beraber" olabildiğimiz zamanlardaki başarılarımız ortaya çıkmaktadır. Bütün bunların neticesi olarak, bizleri mağlubiyetlere ya da zaferlere götüren yolu kendimizin "ulusça" seçtiğimizi eklememe bilmem ki gerek var mı?
 
Genç kardeşlerime bir ağabeyleri olarak tavsiyem, bize de büyüklerimizin söylediklerinden farklı olmayacaktır:

"Muhabbetimize halel getirmeyin!.."

En içten sevgi saygılarımla..
Hoşçakalın..

Özhan Eren
1 Mayıs 2007
« Son Düzenleme: 02/05/07, 20:35 Gönderen: beren » Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Özhan Eren Forum | Powered by SMF 1.0.8.
© 2001-2005, Lewis Media. All Rights Reserved.
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!